Empati Tükenmişliği: Tükenen şey empatimiz mi sabrımız mı?

Çevrenizdeki insanların sorunlarını dinleyen kişi genellikle siz misiniz? Bir arkadaşınız zorlandığında ilk aranan kişi siz oluyor musunuz? İnsanları anlamaya, destek olmaya ve onların yanında durmaya önem veriyor ancak son zamanlarda bunu yapmakta zorlandığınızı mı fark ediyorsunuz? Bir zamanlar doğal olarak gösterebildiğiniz anlayış ve empati artık size yorucu gelmeye başladıysa, bu durum empati tükenmişliği ile ilişkili olabilir. Empati tükenmişliği, sürekli olarak başkalarının duygularına eşlik etmenin, onların yüklerini taşımaya çalışmanın ve kendi ihtiyaçlarını geri plana atmanın zamanla kişide duygusal bir yorgunluk yaratmasıdır. Empati kurmak, sağlıklı ilişkilerin temel yapı taşlarından biridir. Ancak bu beceri sürekli ve yoğun bir şekilde kullanıldığında, kişinin duygusal kaynakları tükenebilir. Bu durumda kişi eskisi kadar anlayışlı olamadığını, insanları dinlemekte zorlandığını veya başkalarının yaşadığı zorluklara karşı daha mesafeli hissettiğini fark edebilir.

Empati Tükenmişliği Nedir?

Empati tükenmişliği, kişinin uzun süre boyunca başkalarının duygusal ihtiyaçlarına odaklanması sonucunda ortaya çıkan duygusal ve zihinsel yorgunluk halidir. Özellikle bakım verenler, sağlık çalışanları, öğretmenler, terapistler ve aile içerisinde sürekli destek rolünü üstlenen kişiler bu durumu daha sık yaşayabilir. Ancak empati tükenmişliği yalnızca bu meslek gruplarına özgü değildir. Günlük yaşamında sürekli olarak çevresindeki insanların sorunlarını çözmeye çalışan herkes bu durumla karşılaşabilir.

Empati kurabilmek için belirli bir duygusal enerjiye ihtiyaç duyarız. Tıpkı fiziksel enerjimiz gibi bu enerji de sınırsız değildir. Sürekli olarak başkalarının ihtiyaçlarına odaklanırken kendi duygularımıza yeterince alan açmadığımızda zamanla duygusal kaynaklarımız azalabilir ve empati tükenmişliği ortaya çıkabilir.

Empati Tükenmişliğinin Belirtileri Nelerdir?

Empati tükenmişliği yaşayan kişiler kendilerinde şu değişiklikleri fark edebilir:

  • İnsanların sorunlarını dinlemekten kaçınmak

  • Daha önce kolaylıkla gösterilebilen anlayışı göstermekta zorlanmak

  • Başkalarının yaşadığı problemlere karşı kayıtsızlaşmak

  • Sürekli yorgun ve duygusal olarak tükenmiş hissetmek

  • Sosyal ilişkilerden uzaklaşmak istemek

  • Sinirlilik ve tahammülsüzlükte artış yaşamak

  • "Artık kimseyi dinleyecek gücüm kalmadı" düşüncesine sahip olmak

Bu belirtiler kişinin kötü biri olduğunu ya da empati yeteneğini kaybettiğini göstermez. Çoğu zaman bu durum, kişinin uzun süredir kendi duygusal ihtiyaçlarını ihmal ettiğinin bir işareti olabilir.

Anlamaktan Yorulmak Mümkün mü?

Birçok kişi empatiyi yalnızca olumlu bir özellik olarak görür. Ancak sürekli olarak anlamaya çalışan kişi olmak zaman zaman yorucu olabilir.

Örneğin bir yakınınızın yaşadığı problemi dinlediğinizde sadece onu dinlemekle kalmaz, aynı zamanda onun yaşadığı duyguları da hissetmeye çalışırsınız. Bir süre sonra bu durum kendi duygusal yüklerinizle birlikte taşınması gereken ek bir yük haline gelebilir.

Bazı kişiler özellikle çocukluklarından itibaren çevrelerindeki insanların duygularına karşı çok hassas olmayı öğrenmiş olabilirler. Aile içerisindeki çatışmaları yatıştırmak, herkesi mutlu etmeye çalışmak veya sürekli anlayışlı taraf olmak zamanla kişinin kendi ihtiyaçlarını geri plana atmasına neden olabilir.

Bu nedenle empati tükenmişliği bazen yalnızca başkalarının sorunlarından değil, kişinin yıllardır sürdürdüğü ilişki örüntülerinden de beslenebilir.

Empati Tükenmişliğinden Nasıl Çıkabiliriz?

Empati tükenmişliği yaşadığımızda ilk refleksimiz genellikle kendimizi suçlamak olabilir. Ancak bu süreçte ihtiyaç duyulan şey daha fazla fedakârlık yapmak değil, kendi kaynaklarımızı yeniden güçlendirmektir.

1. Kendi duygularınıza alan açın

Gün içinde başkalarının duygularına ne kadar yer verdiğinizi düşünün. Peki kendi duygularınıza ne kadar yer veriyorsunuz?

Empati tükenmişliği yaşayan kişiler çoğu zaman başkalarının ihtiyaçlarını fark etmekte oldukça başarılıdır ancak kendi ihtiyaçlarını gözden kaçırabilirler. Bu nedenle gün içerisinde kendinize "Ben şu an nasıl hissediyorum?" sorusunu sormak önemli bir başlangıç olabilir.

2. Her problemi çözmek zorunda olmadığınızı hatırlayın

Birini anlamak ile onun problemini çözmek aynı şey değildir. Bazen destek olmak yalnızca dinlemek anlamına gelir. Karşımızdaki kişinin yaşadığı her zorluğu üstlenmeye çalışmak zamanla duygusal yükümüzü artırabilir.

3. Sağlıklı sınırlar çizin

Empati tükenmişliğiyle mücadelede en önemli konulardan biri sınır koyabilmektir.

Örneğin;

  • Her telefon çağrısına anında cevap vermek zorunda olmadığınızı hatırlayabilirsiniz.

  • Kendinizi yorgun hissettiğiniz zamanlarda uzun duygusal konuşmaları erteleyebilirsiniz.

  • Başkalarının ihtiyaçları kadar kendi ihtiyaçlarınızın da önemli olduğunu kabul edebilirsiniz.

  • Sürekli destek veren kişi rolünden zaman zaman çıkabilirsiniz.

Sınır koymak sevgisizlik ya da ilgisizlik anlamına gelmez. Tam tersine, sağlıklı sınırlar kurmak ilişkilerin daha sürdürülebilir olmasına yardımcı olur.

4. Kendinize şefkat göstermeyi öğrenin

Empatiyi başkalarına göstermek çoğu zaman daha kolaydır. Ancak aynı anlayışı kendimize göstermek konusunda zorlanabiliriz. Yorulduğunuzu kabul etmek, dinlenmeye ihtiyaç duyduğunuzu fark etmek ve kendinize izin vermek empati tükenmişliğinden çıkış sürecinde önemli adımlardır.

Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

Eğer empati tükenmişliği uzun süredir devam ediyor, ilişkilerinizi etkiliyor veya kendinizi sürekli duygusal olarak bitkin hissediyorsanız profesyonel destek almak faydalı olabilir.

Terapi sürecinde kişinin neden sürekli olarak başkalarının ihtiyaçlarını önceliklendirdiği, sınır koymakta neden zorlandığı ve kendi duygusal kaynaklarını nasıl güçlendirebileceği üzerine çalışılabilir. Empati tükenmişliği çoğu zaman yalnızca bugünün yorgunluğuyla değil, geçmişten gelen ilişki kalıplarıyla da bağlantılı olabilir.

Eğer siz de son zamanlarda insanları anlamaktan yorulduğunuzu, eskisi kadar anlayış gösterebilmekte zorlandığınızı veya empati tükenmişliği yaşadığınızı düşünüyorsanız, Kuzey Kıbrıs'ta bulunan Mare Psikoterapi Merkezi'ndeki uzman ekibimizden destek almak için bize ulaşabilirsiniz. Başkalarına gösterebildiğimiz anlayışın bir kısmını kendimize yöneltmeyi öğrenmek, daha dengeli ve sürdürülebilir ilişkiler kurabilmenin önemli adımlarından biridir.

Kaynakça

Figley, C. R. (1995). Compassion Fatigue: Coping with Secondary Traumatic Stress Disorder in Those Who Treat the Traumatized. New York: Brunner/Mazel.

Klimecki, O. M., & Singer, T. (2012). Empathic distress fatigue rather than compassion fatigue? Integrating findings from empathy research in psychology and social neuroscience. In B. Oakley, A. Knafo, G. Madhavan & D. S. Wilson (Eds.), Pathological Altruism (pp. 368–383). New York: Oxford University Press.

Sonraki
Sonraki

Overthinking (Aşırı Düşünme) Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları