Oyun Terapisine Ne Zaman Gidilir? Ebeveynler İçin 10 İşaret
Çocuğunuz son zamanlarda daha öfkeli, içine kapanık ya da kaygılı davranıyorsa veya daha önce severek yaptığı şeylere ilgisini kaybettiyse “Oyun Terapisine Ne Zaman Gidilir?” sorusunu kendinize sormaya başlamış olabilirsiniz. Çocuğun yaşadığı bazı olayları oyunlarında tekrar tekrar canlandırması, yoğun öfke patlamaları yaşaması, okula gitmek istememesi ya da belirgin davranış değişiklikleri göstermesi de ebeveynlerin dikkat etmesi gereken işaretler arasında yer alabilir. Ancak her davranış değişikliği oyun terapisi gerektiği anlamına gelmez; önemli olan bu durumların ne kadar sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve çocuğun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir.
Çocuklar yaşadıkları duyguları ve deneyimleri her zaman yetişkinler gibi kelimelerle ifade edemezler. Özellikle küçük yaşlarda korku, öfke, üzüntü, kaygı veya yaşanan değişimler oyunların içerisinde kendini gösterebilir. Bu nedenle oyun, çocukların dünyasını anlamanın önemli yollarından biridir (Bratton et al., 2005; Ray, 2015).
Oyun terapisi de tam olarak bu noktada devreye girer. Oyun terapisi, çocuğun kendisini ifade edebilmesine olanak sağlayan, terapist tarafından çocuğun gelişimsel özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre yapılandırılan bir psikoterapi sürecidir.
Bu yazıda ebeveynlerin oyun terapisine ihtiyaç olup olmadığını değerlendirirken dikkat edebileceği 10 önemli işareti ele alacağız.
Oyun Terapisi Nedir?
Oyun, çocuklar için yalnızca eğlenmek veya zaman geçirmek anlamına gelmez. Çocuklar oyun oynarken duygularını ifade edebilir, yaşadıkları deneyimleri anlamlandırabilir ve farklı durumları güvenli bir ortamda yeniden deneyimleyebilirler.
Oyun terapisi ise çocuğun oyun aracılığıyla kendisini ifade etmesini destekleyen profesyonel bir psikoterapi yaklaşımıdır. Terapist, çocuğun oyununu yalnızca gözlemlemekle kalmaz; çocuğun ihtiyaçlarını, duygularını, ilişki kurma biçimini ve yaşadığı güçlükleri bütüncül olarak değerlendirir.
Araştırmalar, oyun temelli yaklaşımların çocukların duygusal ve davranışsal güçlükleri üzerinde destekleyici olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte her çocuk için aynı terapi yaklaşımının uygun olmayabileceğini ve değerlendirme sürecinin önemli olduğunu unutmamak gerekir.
Oyun Terapisine Ne Zaman Gidilir?
Her çocuğun zaman zaman öfkelenmesi, korkması, ağlaması veya bazı dönemlerde davranış değişiklikleri göstermesi normaldir. Burada önemli olan davranışın tek başına varlığı değil; ne kadar sürdüğü, ne kadar yoğun olduğu ve çocuğun günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğidir.
Ebeveynlerin dikkat edebileceği 10 işaret şunlardır:
1. Duygularını İfade Etmekte Zorlanıyorsa
Çocuğunuz üzgün, kaygılı veya öfkeli olduğu halde ne hissettiğini anlatmakta zorlanıyorsa oyun terapisi değerlendirmeye alınabilir.
“Bir şey yok.”, “Bilmiyorum.” veya “Hatırlamıyorum.” gibi cevapların sıklaşması, çocuğun yaşadığı duyguyu kelimelere dönüştürmekte zorlandığını gösterebilir.
2. Yoğun ve Tekrarlayan Öfke Patlamaları Varsa
Her çocuk öfkelenebilir. Ancak öfke nöbetleri çok sık yaşanıyor, uzun sürüyor veya vurma, ısırma, eşya kırma ya da kendisine zarar verme gibi davranışlarla birlikte görülüyorsa bunun altında yatan nedenleri anlamak önemlidir.
Burada amaç yalnızca “öfkeyi durdurmak” değil, çocuğun öfkesini ortaya çıkaran duygusal ve çevresel etkenleri anlamaktır.
3. Belirgin Bir Kaygı veya Korku Geliştiyse
Karanlıktan korkmak, ebeveynden ayrılmak istememek veya bazı dönemlerde yeni ortamlara karşı çekingen olmak gelişimsel olarak görülebilir.
Ancak korkular çocuğun okula gitmesini, odasında kalmasını, arkadaşlarıyla oynamasını veya günlük yaşamını belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel değerlendirme faydalı olabilir.
4. İçine Kapanmaya Başladıysa
Daha önce arkadaşlarıyla oynamayı seven bir çocuğun sosyal ortamlardan uzaklaşması, sürekli yalnız kalmak istemesi veya aile üyeleriyle iletişiminin belirgin şekilde azalması dikkat edilmesi gereken değişiklikler arasındadır.
Özellikle bu değişiklik aniden başladıysa çocuğun yaşadığı bir olay veya duygusal güçlük olup olmadığı değerlendirilmelidir.
5. Uyku veya Tuvalet Alışkanlıklarında Belirgin Değişiklik Varsa
Uykuya dalmakta zorlanma, gece sık uyanma, kabuslar, yeniden alt ıslatma veya daha önce kazanılmış bir beceride gerileme bazı durumlarda çocuğun yaşadığı stresin bir göstergesi olabilir.
Elbette bu davranışların her zaman psikolojik bir nedeni yoktur. Öncelikle fiziksel ve gelişimsel nedenler de değerlendirilmelidir.
6. Okula Gitmek İstemiyorsa
Çocuğun okula gitmek istememesi zaman zaman görülebilir. Ancak sürekli karın ağrısı, baş ağrısı gibi fiziksel yakınmalar yaşaması, ağlaması, yoğun kaygı göstermesi veya okuldan kaçınmaya başlaması durumunda bunun altında yatan nedenleri anlamak gerekir.
Okul reddi çoğu zaman tek başına bir tanı değildir; kaygı, ayrılma güçlüğü, akran ilişkileri veya okulda yaşanan başka bir sorunla ilişkili olabilir.
7. Yaşadığı Bir Olayı Oyunlarında Tekrar Tekrar Canlandırıyorsa
Çocuklar bazen günlük yaşamlarında yaşadıkları olayları oyunlarında tekrar ederler. Bu oldukça doğal bir süreçtir.
Ancak travmatik veya yoğun stres yaratan bir olayın sürekli aynı biçimde oyunlarda canlandırılması, çocuğun bu deneyimi işlemlemekte zorlandığını düşündürebilir.
8. Kardeş İlişkilerinde Belirgin Güçlük Yaşıyorsa
Kardeş kıskançlığı, tartışmalar ve zaman zaman çatışmalar çocukluk döneminde görülebilir. Fakat kıskançlık yoğunlaşıyor, kardeşe zarar verme davranışları ortaya çıkıyor veya çocuğun günlük yaşamını etkiliyorsa destek almak faydalı olabilir.
9. Davranışlarında Belirgin Bir Değişiklik Fark Ediyorsanız
Çocuğunuzun “birdenbire değiştiğini” düşünüyorsanız bu değişikliği yalnızca davranış üzerinden değerlendirmemek gerekir.
Çocuklarda davranış çoğu zaman bir mesaj taşır. Daha fazla ağlamak, karşı gelmek, saldırganlaşmak veya içine kapanmak bazen çocuğun henüz kelimelere dökemediği bir duygunun dışa yansıması olabilir.
10. Ebeveyn Olarak Ne Yapacağınızı Bilemediğinizi Hissediyorsanız
Bazen çocuğun davranışları çok ağır değildir ancak ebeveynler nasıl yaklaşacakları konusunda kendilerini çaresiz hissedebilirler.
“Ne söylesem daha kötü oluyor.”, “Artık nasıl yaklaşacağımı bilmiyorum.” veya “Çocuğumu anlamakta zorlanıyorum.” düşünceleri de profesyonel destek için önemli bir neden olabilir.
Her Davranış Oyun Terapisi Gerektirir mi?
Hayır.
Bir çocuğun zaman zaman öfkelenmesi, ağlaması, korkması veya anne-babasına daha fazla ihtiyaç duyması tek başına oyun terapisine ihtiyaç olduğu anlamına gelmez.
Çocukların gelişim dönemleri, mizacı, aile ortamı, okul yaşantısı ve yakın zamanda yaşadığı değişiklikler birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle oyun terapisine başlamadan önce çocuğun yaşadığı güçlüğün kapsamlı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.
Oyun Terapisi Çocuğa Ne Kazandırabilir?
Oyun terapisi sürecinde amaç yalnızca problem davranışı ortadan kaldırmak değildir.
Çocuğun;
duygularını fark etmesi,
duygularını ifade edebilmesi,
kendisini daha iyi tanıması,
problem çözme becerilerini geliştirmesi,
ilişkilerinde daha sağlıklı iletişim kurabilmesi,
yaşadığı zorlayıcı deneyimleri anlamlandırabilmesi
desteklenebilir.
Oyun, çocuk için doğal bir iletişim dili olduğundan terapötik süreç içerisinde çocuğun kendisini daha rahat ifade etmesine yardımcı olabilir.
Ne Zaman Bir Uzmandan Destek Almayı Düşünebilirsiniz?
Çocuğunuzdaki davranış değişiklikleri uzun süredir devam ediyor, giderek yoğunlaşıyor veya okul, aile ve sosyal yaşamını etkiliyorsa bir çocuk psikoloğundan değerlendirme almak faydalı olabilir.
Özellikle kendisine veya başkasına zarar verme davranışları, yoğun kaygı, belirgin içe kapanma, ciddi uyku sorunları, okul reddi veya gelişimsel gerileme gibi durumlarda profesyonel değerlendirme geciktirilmemelidir.
Mare Psikoterapi Merkezi’nde çocukların yaşadığı duygusal ve davranışsal güçlükler gelişimsel özellikleri, aile ilişkileri ve yaşam koşulları ile birlikte değerlendirilmektedir. Oyun terapisi sürecinde amaç çocuğu yalnızca “davranışları üzerinden” değerlendirmek değil, davranışın arkasındaki ihtiyacı anlamaktır. Çocuğunuz yukarıdaki problemleri yaşıyorsa bizimle iletişime geçmekten çekinmeyiniz.
Kaynakça
Ray, D. C. (2015). A meta-analysis of child-centered play therapy approaches. Journal of Counseling & Development, 93(2), 217–228.
Bratton, S. C., Ray, D., Rhine, T., & Jones, L. (2005). The efficacy of play therapy with children: A meta-analytic review. Professional Psychology: Research and Practice, 36(4), 376–390.